Blog

“Slow Perfume” akımı nedir? Hakkında bilmeniz gerekenler

11/09/2020

Yıllar önce yaşam stilimi değiştirmeye karar verdiğimde çeşitli kaynaklardan birçok yazı okumaya başladım. Doğal yaşam üzerine karşıma çıkanlar: minimalizm, sıfır atık, slow living gibi hareketler ve uygulamaları… Aslında tüm bu akımların ortak bir paydası var: özümüze, köklerimize dönmek, yavaşlamak….

Hızlanan yaşamların getirdiği yeni düzenlere alternatif olarak, unutulan geleneksel yaşam tarzlarını tekrar hatırlatmak temel gaye. Bu kimi zaman “slow food” hareketindeki gibi yerel yeme ve yemek biçimlerini korumak ve teşvik etmekten; kimi zaman da doğal hammaddelerle üretilen zehirsiz kozmetiklerle kişisel bakımın mümkün olabildiğini göstermekten geçiyor.

Yaşam alanlarımızda, cildimize sürdüklerimizde ve beslenme alışkanlıklarımızda minimalizm’i uygulamaya başladık. İhtiyacımız kadar satın alıp kullanmaya yavaş yavaş alışıyoruz. Ama konu parfüme gelince aynı hassasiyeti henüz gösteremiyoruz.

Son yıllarda her alandaki tüketim çılgınlıkları maalesef parfüm sektörü için de geçerli olmaya başladı. Her yıl belli dönemlere özel, tasarımcılarla moda evlerinin işbirlikleri sonucu pazara yüzlerce yeni parfüm çıkıyor. Fakat bu parfümlerin kokuları aslında birbirinden çok da farklı olmuyor. Bir parfüm satın almak istediğinizde size satış danışmanının “Yasemin ya da Gül” parfümü olarak önerdiği koku çoğu zaman sentetik olarak laboratuvar ortamında tasarlanmış bir karışım oluyor. Uzun yıllar bu tür parfümlerin kullanımı ile birlikte artık hafızamıza da bu kokular kaydediliyor.

Atölyelerimde de her zaman belirttiğim gibi sentetik içeriklere elbette karşı değilim. Birçok doğal hammadde kaynağı maalesef artan tüketim ve yükselen talepler sonucunda yok alma tehlikesi ile karşı karşıya. Sürdürülebilirlik adına bazı doğal içeriklerin sentetik versiyonlarını tercih etmek durumunda kalabiliyoruz. Her ne kadar doğal hammaddeler mucizevi bir şekilde başlı başına bir parfüm gibi koksalar da sentetik içerikler de parfümörlerin paletlerinde ara renkleri oluştururlar ve nihai kokulara farklı bir boyut katarlar. Fakat tamamen sentetiklerin hüküm sürdüğü bir parfüm dünyası ve gittikçe doğadan kopan yaşamlarımız ile birlikte bir gül goncasının ya da yaseminin gerçek kokusunu hiç bilemeyecek olanlarımız olacak. Belki de zaman içerisinde doğadaki kokularla bağlantımızı kaybetmeye başlayacağız.

“Slow perfume” akımı işte tam da bu eksikliğe çare olmayı amaçlıyor. Daha önce hiç koklamadığınız ya da kokladığınızı sandığınız çiçeklerin, reçinelerin, otların, ağaç kabuklarının gerçek kokularını sizlere tanıtmayı ve hafızalarımızı canlandırmayı hedefliyor. İşte bu yüzden doğal parfüm koklayanlardan genelde hep şu cümleyi duyuyoruz: “Daha önce kokladığım çiçeklere hiç benzemiyor. Neden bu kadar farklı?”

“Slow perfume” bize sürdürülebilir, daha şeffaf, kendimizi daha özel hissettiren, kişiselleştirilmiş, doğanın gerçek kokularından hazırlanan parfümlerle tanışma fırsatı sunuyor. Doğadan gelen mucizevi kokularla hazırlanmış bir karışım yaşayan bir mücevherdir. Küçücük bir şişeye sığdırılmış türlü bitkilerin ruhunu ve güzelliğini barındırır. Bu değerli mücevheri taşıdığınızda fark edeceksiniz size anlatacakları olacak. Durun ve sadece dinleyin. Hafızanızda neler canlanıyor? Sizi nerelere götürüyor? İşte özümüz burada gizli…

One Comment
  1. Organik Adım 12/09/2020 at 00:46

    Muhteşem bir gece okuması oldu özlediğim bit şeylere sarıldığımı hissettim. Koku duyumuz sandığımızdan çok daha güçlü

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.